27/08/2018
Kategori
Yazılarım
Üniversite Ve Meslek Seçimi Yaparken
Üniversiteye giriş sınav sisteminde yapılan değişiklikler hem gençlerin hem de ebeveynlerin bu dönemde var olan kaygılarını biraz daha yüksek seviyelerde yaşamalarına sebep oldu. Çocukları için en doğru adımı atmak isteyen ebeveynlere bu dönemde ciddi bir sorumluluk düşüyor.
Bu dönemde ebeveynler olarak;
- Çocuğunuzun aldığı sonuçla ilgili onunla konuşun. Sonuç sizin beklentinizin ve/veya çocuğunuzun beklentisinin altında olabilir. Sonuçla ilgili duygularını anlamaya çalışın, hoşgörülü olun ve onun yaşamakta olduğu duyguları paylaşın. Kendisine güvenini artırmak için çocuğunuzun sınava hazırlık sürecindeki gayretini takdir ettiğinizi paylaşın.
- Duygularınızın farkına varın. Sınav sonucu ve tercih dönemiyle ilgili kaygılarınızın farkına varın. Stres seviyeniz ve kaygınız yükseldiğinde bu durum çocuğunuzun duygularına da yansıyacaktır.
- Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurun. Çocuğunuzun sınav sonucu ve tercih sürecinde onun ilgi alanlarını ve tercihlerini belirlemesi için destekleyin. İstediği alanı seçmesi için cesaretlendirin. Onu seçimleriyle ilgili yargılamadığınız, ona kızmadığınız, onu başkalarıyla kıyaslamadığınız bir iletişim şekliyle onları başarmak için motive eder ve özgüvenlerinin artmasına destek olursunuz.
- İlgi alanlarını ve güçlü yanlarını bulmaları için onları destekleyin. Ebeveynler çocuklarını iyi tanırlar. Onları heyecanlandıran konuları, ileride çalışmak istedikleri alanları ve kişisel özelliklerini değerlendirmelerine yardımcı olun. Meslek grupları ile ilgili onlara destek olun ancak onları kendi istekleriniz doğrultusunda yönlendirmediğinizden emin olun. Unutmayın ki burada rolünüz onlara seçimleri konusunda rehberlik ederken, onlara güven ve destek vermek. Onları seçimleriniz doğrultusunda tercih yapmaları konusunda ikna etmek değil.
- İmkanlarınızı değerlendirin ve paylaşın. Çocuğunuzun seçtiği meslek ve üniversitelerin ve olası masrafların ailenin imkanları ile karşılanıp karşılanamayacağını değerlendirin ve açıklıkla çocuğunuzla paylaşın.
Üniversite ve meslek seçiminin eşiğindeki gençler olarak:
- Neleri yapmaktan hoşlanıyorum? Bir seçim yaparken kendinize şunları sorun: ne gibi birikim ve becerileriniz var? Güçlü yanlarınız neler? Analitik konularda mı daha mutlu hissediyorsunuz? Yoksa daha sözel konularla ilgilenmek mi hoşunuza gidiyor? Araştırmayı mı daha çok seviyorsunuz? Yoksa insanlarla çalışmayı mı? Yaratıcı mısınız?
- Ne gibi iş ortamlarında çalışmak istiyorsunuz? Kendinizi bir ofis ortamında mı daha rahat hissedersiniz yoksa fiziksel olarak aktif olduğunuz bir ortamda mı? Seyahat barındıran işlerden mi hoşlanırsınız? Devlet kurumlarında çalışmak hoşunuza gider mi? Unutmayın, bir mesleği seçerken çalışacağınız ortamı, insanları da seçiyorsunuz ve aslında hayat şeklinizi de belirliyorsunuz.
- Duygularınıza kulak verin. Yorucu ve stresli bir dönemden geçtiniz. Sınav sonucuyla ilgili hayal kırıklığına uğramış veya sizden beklentileri olan ailenizi hayal kırıklığını uğrattığınızı hissediyor olabilirsiniz. Kendinize şunu hatırlatın; bu süreçte oldukça emek harcadınız. Yoğun çalışmalarınızın sonucunu her açıdan kontrol edemeyebilirsiniz. Unutmayın ki sınav sürecini etkileyen birtakım sağlık faktörleri ve psikolojik faktörler de mevcut.
- Ailenizle ilişkileriniz karar verme sürecinizi ne kadar etkiliyor? Aileniz, sizin için en iyi, en uygun meslek grubunu ve üniversiteyi seçmeniz konusunda baskıcı bir tutum sergiliyor olabilir. Bu durumda onlara olan kırgınlık veya kızgınlık duygularınızla kendinizi beklenen yönde veya aksi yönde seçim yaparken bulabilirsiniz. Hayatınızla ilgili bu denli önemli bir karar verirken olumsuz duygularınızın bu kararı şekillendirmemesi adına sakin kalın ve ebeveynlerinizle konuşun. Eğilimlerinizi, ilginizi çeken alanları birlikte bulmak adına ebeveynlerinizden destek isteyin.
- Meslek seçimi mi? Üniversite seçimi mi? İlgi alanlarınızla paralel olarak üniversite bittikten sonra çalışacağınız meslek grubu, hayatınızın geri kalan kısmını önemli ölçüde etkileyecektir. Daha iyi ve prestijli bir üniversitede okumak için istemediğiniz bir bölümde okumak iş hayatında ve kişisel hayatınızda yetersizlik ve hayal kırıklığı duyguları yaratacaktır. Bununla beraber özel bir alanda meslek seçimi yapacaksanız; aşçılık gibi, bu alanda uzmanlaşmış üniversiteleri ve uzmanlaşmak istediğiniz alana yönelik programları tercih edebilirsiniz.
- Yalnızca ekonomik koşulları göz önüne alarak karar vermeyin. Ülkemizin değişen ekonomik durumu sebebiyle gençlerde ekonomik olarak daha ‘garanti’de hissedecekleri alanlara yönelme gibi bir eğilim olabiliyor. Oysa, sadece seçtiğiniz meslek size ekonomik kazanç sağlamıyor. O meslekle ilgili beceriniz, çabanız ve fedakarlıklarda bulunmanız size başarıyı getiriyor. Bu durumda ilginizi çekmeyen veya kendinizi mutlu hissetmediğiniz bir meslek grubunda başarıyı elde etmeniz çok kolay olmayabiliyor.
- Sınav sonucu ve seçim süreciyle ilgili düşüncelerini ve duygularını gözden geçir. Sınav süreci ile ilgili olumsuz, kendini suçlayan, sınav sonucunu bütün kişiliğine genelleyen bazı çıkarımlar yapıyor olabilirsin. Bu düşüncelerin sonucunda da mutsuzluk, kaygı gibi duygular hissediyor olabilirsin. Süreçteki çabanı ve emeğini düşünerek bu düşüncelerin gerçeği ne kadar yansıttığına odaklan. Yolunda gitmeyen ya da tam beklediğin gibi sonuç alamadığın durumlarda bu şekilde düşünmeye meyilli olabilirsin. Sonucu aldıktan sonra durumu daha objektif ve gerçekçi değerlendirmek senin elinde.
- Kaygı duygunu fark et. Meslek seçimi, üniversite seçimi ve seni bekleyen geleceğinle ilgili düşüncelerinin sonucunda hissettiğin gerginlik kaygı duygunu tanımlıyor. Kaygılandığında vücudunda nefes düzensizliği, karın, baş ağrısı gibi hissediyor olabilirsin. Kaygının yükseldiğini hissettiğinde bir rahatlama egzersizi yapabilirsin. Diyafram kullanarak gerçekleştirdiğin nefes egzersizi kaygılanan zihnini ve bedenini rahatlatacak:
- Sırtın düz olacak şekilde rahatça otur. Bir elinizi göğüs kafesin üstüne, diğerini karnınızın üzerine koy. Nefesine odaklan.
- Burnundan nefes al, ağzından nefesini ver. Nefes alırken içinden yavaşça sekize kadar say ve verirken de sekize kadar yavaşça say. Nefeslerini yavaşça al ve ver. Bunu rahatlayana kadar tekrarlayabilirsin. Nefes alıp vermeyi tekrarladıkça, yarattığı etkiyi fark edeceksin. Vücudunun gevşediğini, kalp atışlarının daha düzenli olduğunu hissedeceksin.

Yorum Yok